Google

Saturday, October 10, 2009

Bu seneki tiyatro sezonun açtık ne yazıkki. Oyunun adı Gizler Çarşısı'ydı. Acaip bir zaman kaybıydı. İlk perdede salonun tamamı doluyken ikinci perdede yer yer boşluklar oldu. Millet gözünü açmış. Bastı gitti. Biz çok ümitvar olduğumuz için salonda kaldık. Mesela yanımızdaki çift ikinci yarıda yoktu. Uzun zamandır görmeyip orada rastladığım arkadaşlar da ilk perde sonunda arada, daha fazla dayanamayacağız diye gittiler. Zaten ikinci perde birinci perdeden de beterdi. En azından ilk perde de çarşı sahnesi vardı. Koca oyun boyunca sadece bir sahne. Bravo!!! Bir de millet alkışladı sonunda. Neyi alkışlıyor bu insanlar dedim kendi kendime. Oyun kötü, sunum kötü ama alkış gırla. Aslında çok da fazla değildi birçok oyuna göre ama o arada ayağa kalkan tipler yok mu acaip sinir etti. Belki de akrabaları vardı oyunda. O yüzden ayağa kalkmış olabilirler, neyseki azınlıktılar ama çıkışta bu ankara halkına müstehak dedim. Önüne ne konulursa alkışlıyorlar. Bir kızın dışarı çıkınca "Ohh be özgürlük" dediğini duyunca güldüm. Ne işkenceydi ama helal olsun adamlar acı çektirdiler oyun boyunca.

No comments: