Google

Tuesday, July 31, 2007

Fonksiyonel programlama dili olan erlang için hazırlanmış kısa bir film var. Benim çok hosuma gitti. Acaip tatlı. Güzel örneklemişler. Tiplerde süper:)

Redhat EL 4 te sunucu üstüne çok baglantı gelince netstat komutunun çalışması sırasında bogus hatası ortaya çıkabilmekte ve bunu engellemek için aşağıdaki değişiklikleri yapmak gerekmekte. Bu hata alınıyorsa sistemden cpu kullanımının ve memory kullanımının normal seviyelerde olsa bile istenilen performans alınamıyor. Özellikle proxy gibi port kullanımının fazla oldugu sistemlerde bu yapılandırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu kernel parametrelelerini sistemde çalışan ilk script içine koymak gerekiyor.
echo 1024 65535 > /proc/sys/net/ipv4/ip_local_port_range
echo 3 > /proc/sys/net/ipv4/tcp_fin_timeout
echo 1 > /proc/sys/net/ipv4/tcp_tw_recycle

/etc/security
* soft fsize -1
* soft core 0
* soft cpu -1
* soft data -1
* soft rss 65536
* soft stack 65536
* - nofile 102476
* - msgqueue 102400000 #100MB Burasi Byte cinsinden
* - memlock 204800 # 200MB burasi KB cinsinden

Linux'um ne kadar bedava?
Linux bedava demek onu tercih etmek icin bir sebep midir? Veya Özgür yazılımın Bedava yazılım olarak mı nitelendirilmesi gerekiyor? Bu konunun içinde olan insanlarda gördüğüm düşünce yapısını ki aslında bu kişiler bence olayın gerçek çercevesini anlamamış insanlardır, bu yanlış düşünceyi etraflarına yaymaktadırlar. Linux'un seçilmesinde ana kriter parasız oluşu olması değildir. Windows sunucularına göre daha kararlı yapıda olması ve işletim seviyesinin temellinde olan parametrelerin Adminlerin yönetiminde olmasıdır. Herkes linux kurabilir veya kullanabilir ama bunu enterprise seviyesinde ve kullanıcısı binlerce kişi olan sistemlerde bedavalılıkla açıklamak bu projeye yapılmış bir haksızlıktır. Kaldı ki linux sistemler için ihtiyaç duyulan yönetici sayısı bedavalılık kavramı yüzünden azalmamaktadır. Konunun daha temel taraflarının da işin içine girmesi Adminlerin gerçek manada admin olmasını şart koşmaktadır. Bu özellikler üretim ortamlarında daha çok ön plana çıkmaktadır. Özgür yazılım kullanan linux sistemlerde bu insan gücünün de hesaba katılması sonucunda aslında linux'ün aslında hiçte bedava olmadığı gerçeği ayan beyan görülmektedir. Linux ile ilgilenenler hiç bir zaman bedava lafını ağzına almaması gerekiyor. Bedava lafında saklı kalan gizli ve sistemler için en büyük masraf olan insan gücü hiç bir zaman unutulmamalıdır. Atalarımız ne demiş bedava etin suyu kara olur. Linux bedava değil ki suyu kara olsun:)

Bizim mail sisteminde mailler maildir formatında tutuluyordu. Disk sıkıntısı cektiğimiz icin aktif olmayan hesaplardaki mailleri silmemiz gerekiyordu. Ama bu işlemi yaparken bu kullanıcılardan herhangi biri daha sonra ortaya çıkıp nerede benim maillerim derse diye TSM üstünde silinecek maillerin archive inin alınmasını da sağlamak gerekti. İlk önce TSM üstünde bu node'un kullandıgı class set ayarlamalarını bir sene yapıp maillerin archiveden silinmemesini sagladıktan sonra artık aix üstünde çalışan scripti hazırlamak kaldı. Tsm tarafı ayrı bir derya. Bu işlemi yaparken TSM in basarıya ulaştıgından da emin olmak ve bunun kontrolunu yapmak gerekiyordu. Aşağıda 6000000 civarında dosyanın taşınıp, tape e cıkmasını saglayan script var.
0>uyarilmamasigerekenler.dat
0>backupalinipsilinenler.dat
0>silinenler.dat
0>onemlilog
echo "27 temmuz 2007 de yapılan calismanin loglari" >>silinenler.dat
for i in $(cat anadata1)
do
du -m -s /mail/vmail/$i >bufferdu
cat bufferdu
tam=$(cat bufferdu awk {'print $1'} cut -d. -f1)
if [[ tam -lt 200 ]]
then
echo " $i " >>uyarilmamasigerekenler.dat
else
find /mail/vmail/$i -type f grep -E "email2email1email3email4mail1_rsctmail2_rsct" >silmeli.dat
find /mail/vmail/$i -type f grep -E "email2email1email3email4mail1_rsctmail2_rsct" cpio -pd /mail/kota
dsmc archive "/mail/kota/mail/vmail/$i/*" -subdir=yes -deletefiles
OUT=$?
if [ $OUT -eq 0 ];
then
cat silmeli.datwhile read silinecek;do
echo "${silinecek}" >>silinenler.dat
x="${silinecek}"
rm "$x"
done
else
echo "Fatal oldum laaannn" >>onemlilog
date >>onemlilog
exit 0
fi
fi
done

Monday, July 16, 2007

Postfix Dovecot kurulumu:
Eğer bir işyerim olsaydı ve yirmi kişiden daha fazla çalışanım olsaydı illaki bir eposta sisteminin şirket çalışanları için kurulmasını isterdim. Neden yirmi? Aklıma makul sayı olarak o geldi çünkü. Peki neden yahoo veya gmail değil? Sebep basit, körün değneği elinde olmalı. Emailler kimseye emanet edilemeyecek kadar önemli ve mahrem olabilir. Kurulumda tamamen open source ürünler kullanılacak, bu sayede Microsoft'a para verilmeyecek. Bu dokumanda anlatılacak kurulum daha çok beni ilgilendiren bir kurulum olacak ama eğer bir email sistemi kuracaksanız pek tabiki sizin de işinize yarayabilir. Sistemde MTA oalrak postfix, imap sunucu olarak dovecot kullanılacak. Kullanıcı bilgileri ise LDAP tan çekilecek. Bu yapı ile bir veya daha fazla domaine hizmet edilebilecek. Kullanıcılar belirlenen kota dahilinde mail alabilecek. Email sunucunun döndüğü hata mesajlarına Türkce açıklamalar eklenip kullanıcın illaki ingilizce bilmesi gerekmeyecek. postfix'in main.conf'u ile oynayarak dış networke smtp relay'i de açabileceksiniz. Webmail olarak Squirrelmail kullanılacak. Web sunucu olarak Apache kullanılacak. Tabiki php li olacak apache. İşletim sistemi olarak IBM AIX 5.3 kullanılacak. Aix her zaman kastırır open source ta, open source ürünlerin rpm ini IBM'in sitesinden bulmanız her zaman zor olmuştur. Ya çok eski oluyor yada hic olmuyor. Zaten rpm kullanarak bu işleri herkes yapar:)Bunu binary ürünler kullanarak aşacağız yada kendi rpm'inizi oluşturabilirsiniz ama bu konu dışı. Dokuman sonucu hazırlanmış kurulum test edildi onaylandı. Gonul rahatlığı ile kurabilirsiniz:P Her koyun kendi bacagından asılır:) Bu dokumanı beraber hazırladığım Serhat Akçabayırlı arkadaşıma teşekkür ederim. IBM AIX üstüne email sunucu kurulumunu aşağıdaki linkten indirebilirsiniz:
http://funkypunkydrunky.googlepages.com/mail_server_kurulum_14.05.07.pdf

Thursday, July 12, 2007


Avusturalya'da tutulmuş irice.

Türkiyede tutulmuş balık.

İnternet hayat kurtarır mı? Bugün değişik bir balık tuttuk. Kurbağa balığı “lagocephalus sceleratus” veya balon balığı olarak adlandırılan bir balık. Bizimkiler her nekadar yedik medik deseler de ben ilk defa gördüğüm bu balıktan kıllandım ve bu en az iki kiloluk balığı internetten araştırınca http://www.hurriyet.com.tr/saglik/6842126.asp?top=1 linkindeki haberi buldum. Sonra balıkçı forumlarından da araştırınca zehiri ısıyla beraber bozulmayan bir balık oldugunu ogrendim. Japonlar bu balığın fugu adı verilen türünü yiyorlarmış ve sertfikalı özel aşcılar yapıyormuş. Çok tehlikeli atıkları oldugundan bu balığın atıkları özel kaplarda saklanıyormuş. Açıktan çöpe gönderilmiyormuş. Benim anladığım iç organlarını özellikle karacigeri tarafını ödünü patlatmadan cıkartıp iç organlarını zedelemeden temizlenirse zehir ete sirayet etmiyor olabilir. Ama bunu denemek yürek ister. Bu balığı tutunca kurtulmaya bakın derim yada japonyaya gidip nasıl hazırlantıgını temizlendiğini öğrenin bana da mail atın. Unutmadan damn you global warming